21 Şubat 2011 Pazartesi

GIYBET TESTİ


1-.........Neyin damlasını ağzıma koymam...


İlk akla gelen kelime: içki

Şimdi "içki" yerine "gıybet" koyalım.

"Gıybetin damlasını ağzıma koymam" diyebiliyor muyuz?

Bu cümleyi kurarken gönlümüz rahat mı?

İçkinin damlasını ben ağzıma koymamaya çalıştım. Bilerek içtiğimi hiç hatırlamıyorum çok şükür.. Öyle içki sofralarına kurulupta sarhoş da olmadım ömrümde. Eğer içki kadar koksaydı gıybet, eğer birlikte gıybet sofrasına oturup kana kana içenler/doyanlar sarhoş olsaydı mahallemizin manzarası nasıl olurdu? Kaçımız ayık kalırdı? Ne kadarımızın ağzı gıybet kokardı?
2- Burası..... .....li mi?

O kadar sık sorarız ki bu cümlenin "içki" lisini..
İçkili mekanlara girmekten çekiniriz..
İçki bulaşığı bardaklardan su içmekten sakınırız..
Çocukları mızı içkili lokantalara sokmaktan utanırız..
Peki hiç şöyle de sorduk mu bu soruyu:
Burası gıybetli mi?

Uzaklara gitmeye gerek yok.
Belki de evimiz de, belki de en çok bize ait olduğunu sandığımız odamızda..
Seccademizi serdiğimiz yuvamızda..
Çocuklarımızın saçlarını okşadığımız kanepelerde..
Az önce namaz kıldığımız caminin bahçesinde...
Belki de tam kubbesinin altında..
İçkiyi yakıştırmadığımız dudağımıza damağımıza odamıza yuvamıza, içmekten daha ağır sonuçları olan gıybeti nasıl yakıştırıyoruz?

3- Yemeklerimizde.. ......eti yoktur..
İlk aklımıza gelen cevap: domuz..
Peki ya yemeklerimizde...ne kadar uzak dururuz domuz etinden...gördüğümüzde bile iğreniriz..

Peki ya hiç görünmüyor diye hiç kokmuyor diye yediklerimize ne demeli?
Gıybetlerimiz domuz eti kadar iğrenç kokmuyor mu?

4- ........İslami usule göre kesilmiştir...
Cevap: Etlerimiz.
Etlerimiz yerine "sözlerimiz" kelimesini koyarsak ne olur?
"Sözlerimiz İslami usule göre kesilmiştir."
Gıybet olur mu diye yarıda kestiğimiz bir sohbeti hatırlıyor muyuz?
Arkadan çekiştiriyor olabiliriz diye boynunu vurduğumuz bir sözümüz oldu mu?
Nefeslerimizin kardeşimizin ölü etini yemek gibi iğrenç bir eylem için murdar etmiş olabileceğimizden hiç endişelendik mi?

Senai Demirci'nin Söz Yangını isimli kitabından alıntıdır...

Hiç yorum yok: